36. Bab

Göster:
  1. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاضِعٌ لَهُ

    Yâ Men hüve küllü şey’in hâdiun leh

    Ey her şeyin kendisine boyun eğdiği,

  2. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ كَٓائِنٌ لَهُ

    Yâ Men hüve küllü şey’in kâinün leh

    Ey her şey kendisi için var olan,

  3. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مَوْجُودٌ لَهُ

    Yâ Men hüve küllü şey’in mevcudun leh

    Ey her şey kendisi için mevcut olan,

  4. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُنِيبٌ لَهُ

    Yâ Men hüve küllü şey’in münîbün leh

    Ey her şeyin kendisine döndüğü,

  5. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَٓائِفٌ مِنْهُ

    Yâ Men hüve küllü şey’in hâifün minh

    Ey her şeyin kendisinden korktuğu,

  6. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُسَبِّحٌ لَهُ

    Yâ Men hüve küllü şey’in müsebbihun leh

    Ey her şeyin kendisini tesbih ettiği,

  7. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ قَٓائِمٌ بِهِ

    Yâ Men hüve küllü şey’in kâimün bih

    Ey her şey onunla ayakta olan,

  8. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاشِعٌ لَهُ

    Yâ Men hüve küllü şey’in hâşiün leh

    Ey her şeyin kendisine itaat ettiği,

  9. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ صَٓائِرٌ اِلَيْهِ

    Yâ Men hüve küllü şey’in sâirun ileyh

    Ey her şeyin kendisine yöneldiği,

  10. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ

    Yâ men hüve küllü şey’in hâlikün illâ vecheh

    Ey ona bakan yüzü müstesnâ her şeyin helâk olduğu,

  11. سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٦﴾

    Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne ecirnâ mine’n-nâr.

    Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.