66. Bab
يَا مَنْ يُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهِ
Yâ Men yühikku’l-hakka bikelimâtih
Ey kelimeleriyle hakkın hak olduğunu gösteren,
يَا مَنْ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِ
Yâ Men lâ mü’akkibe lihukmih
Ey hükmünü geri bıraktıracak kimse olmayan,
يَا مَنْ لَا رَٓادَّ لِقَضَٓائِهِ
Yâ Men lâ radde likadâih
Ey kazâsını geri çevirecek kimse olmayan,
يَا مَنْ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَ قَلْبِهِ
Yâ Men yehûlü beyne’l-mer’i ve kalbih
Ey kişiye kalbinden daha yakın olan,
يَا مَنْ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ
Yâ Men yakbelü’t-tevbete an ‘ibâdih
Ey kullarından tövbeyi kabul eden,
يَا مَنْ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا بِاِذْنِهِ
Yâ Men lâ tenfe’u’ş-şefa’atü illâ biiznih
Ey izni olmadan hiçbir şefaat fayda vermeyen,
يَا مَنِ السَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ
Yâ Meni’s-semâvâtü matviyyâtün biyemînih
Ey bütün gökler kudretiyle dürülmüş olan,
يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبِيلِهِ
Yâ Men hüve a’lemü bi men dalle ‘an sebîlih
Ey yolundan sapanları en iyi bilen,
يَا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهِ وَ الْمَلَٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِ
Yâ Men yüsebbihu’r-ra’dü bihâmdi-hi ve’l-melâiketü min hîfetih
Ey gök gürültüsünün hamd ederek, meleklerin de korkusuyla Kendisini tesbih ettiği,
يَا مَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِ
Yâ Men yürsilü’r-riyâha büşran beyne yedey rahmetih
Ey rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci gönderen,
سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّا ٓ اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٦﴾
Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-ne’l-emâne neccinâ mine’n-nâr.
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.