Hz. Hacer ve Zemzem
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) anlattığına göre Hz. İbrahim, hanımı Hz. Hacer'i ve henüz süt emen oğlu Hz. İsmail'i alıp Mekke vadisine getirdi. O gün orada ne bir insan ne de su vardı. Onları ileride Kâbe'nin yükseleceği yerin yakınında bir ağacın altına bıraktı. Yanlarına bir dağarcık hurma ile bir kap su koydu ve geri dönmek için yola çıktı.
Hz. Hacer arkasından gitti ve sordu: “Ey İbrahim, bizi hiçbir insanın ve hiçbir şeyin bulunmadığı bu vadide bırakıp nereye gidiyorsun?” Bunu birkaç kez tekrarladı, ama Hz. İbrahim dönüp bakmadı. Sonunda Hz. Hacer, “Bunu sana Allah mı emretti?” diye sordu. Hz. İbrahim “Evet” deyince, o şu unutulmaz cevabı verdi: “Öyleyse O bizi zayi etmez.” Ve geri döndü.
Hz. İbrahim, onların artık kendisini göremeyeceği bir tepeye varınca yüzünü Beyt'in bulunacağı yere çevirdi ve ellerini kaldırıp dua etti: “Rabbimiz, ben çocuklarımdan bir kısmını senin kutsal evinin yanında, ekin bitmeyen bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazı dosdoğru kılsınlar diye. Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir ve onları ürünlerle rızıklandır ki şükretsinler.”
Günler geçti, su bitti. Anne de çocuk da susadı. Hz. Hacer, yavrusunun susuzluktan kıvrandığını görmeye dayanamadı. Yakındaki Safâ tepesine çıkıp etrafa baktı, bir kimse görebilir miyim diye. Kimseyi göremeyince vadiye indi, eteğini toplayıp koştu ve Merve tepesine çıktı. Bunu yedi kez tekrarladı. Efendimiz, insanların hacda Safâ ile Merve arasında yaptıkları sa'yin işte bundan geldiğini haber vermiştir.
Son kez Merve'ye çıktığında bir ses duydu. Kendi kendine “Sus!” dedi ve kulak kesildi. Sonra, “Sesini duyurdun; eğer bir yardımın varsa yardım et” dedi. O anda bir melek, şimdiki Zemzem'in yerinde toprağı kazdı ve su fışkırdı. Hz. Hacer, suyun etrafını eliyle çevirip bir havuz gibi yapmaya ve kabını doldurmaya başladı. Efendimiz bu sahneyi anlatırken şöyle buyurmuştur: “Allah İsmail'in annesine rahmet etsin. Zemzem'i kendi hâline bıraksaydı, o yeryüzünde akan bir pınar olurdu.”
Melek ona, korkmamasını, burada bu çocuk ile babasının inşa edeceği bir Beytullah bulunacağını ve Allah'ın onun ehlini zayi etmeyeceğini söyledi. Bir süre sonra oradan geçen Cürhüm kabilesi, vadinin üzerinde dönen kuşları görüp suyu fark etti. Hz. Hacer'den izin isteyerek oraya yerleştiler. Böylece ıssız vadi, bir annenin tevekkülü ve gayretiyle bereketli bir yurt oldu.
Kaynak: Buhârî, Ehâdîsü'l-enbiyâ 9; Kur'an-ı Kerim, İbrâhîm Suresi 37