Hz. Şuayb ve ölçüyü eksik tutanlar

Medyen, ticaret yollarının üzerinde, alışverişin hiç durmadığı canlı bir şehirdi. Ama bu şehrin insanları kazanç hırsıyla dürüstlüğü bir kenara bırakmışlardı. Satarken ölçüyü ve tartıyı eksik tutuyor, alırken ise fazlasını istiyorlardı. Yol kesiyor, insanların mallarını değerinden düşük gösteriyorlardı. Üstelik Allah'ı bırakıp başka şeylere tapıyorlardı.

Allah onlara kardeşleri Hz. Şuayb'ı peygamber olarak gönderdi. Hz. Şuayb onlara şöyle seslendi: “Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum; ama üzerinize kuşatıcı bir günün azabının gelmesinden korkuyorum. İnsanların mallarını eksiltmeyin, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inanıyorsanız, Allah'ın size bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır.”

Kavmi alayla karşılık verdi: “Ey Şuayb, babalarımızın taptıklarını bırakmamızı ya da mallarımız hakkında dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor?” Onlar dini yalnızca mabede ait bir şey sanıyor, çarşıya, tartıya, alışverişe karışmasını istemiyorlardı.

Hz. Şuayb sabırla cevap verdi: “Ben size yasakladığım bir şeyi kendim yapmak istemem. Ben ancak gücüm yettiğince düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımıyladır. Ben yalnızca O'na tevekkül ettim ve yalnızca O'na yöneliyorum.” Onlara Nûh, Hûd, Sâlih ve Lût kavimlerinin başına gelenleri hatırlattı. Ardından şefkatle ekledi: “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, kullarını çok sever.”

Kavmin ileri gelenleri ise tehdit etmeye başladılar: “Ey Şuayb, söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Aşiretin olmasaydı seni mutlaka taşlardık.” Hz. Şuayb onlara şu soruyu sordu: “Ey kavmim, aşiretim size Allah'tan daha mı değerli? Siz Allah'ı arkanıza attınız.” Onu ve inananları yurtlarından çıkarmakla da tehdit ettiler.

Uyarılar fayda vermeyince Allah'ın emri geldi. Allah, Hz. Şuayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri rahmetiyle kurtardı. Zulmedenleri ise korkunç bir ses ve sarsıntı yakaladı; yurtlarında yüzüstü kalakaldılar. Hz. Şuayb, onlardan ayrılırken, kendisine verilen görevi yerine getirdiğini, onlara öğüt verdiğini söyledi. Eksik tartılan her ölçünün hesabı, sonunda tam olarak görülmüştü.

Hikayeden alınacak dersÖlçüde ve tartıda dürüst olmak ibadet kadar önemlidir; haksız kazanç bereket değil yıkım getirir.

Kaynak: Kur'an-ı Kerim, Hûd Suresi 84–95; A'râf Suresi 85–93