Hz. Mûsâ Medyen'de

Hz. Mûsâ, güçlü ve olgun bir genç olmuştu. Bir gün şehirde biri kendi kavminden, diğeri Firavun'un adamlarından iki kişiyi kavga ederken gördü. Kendi kavminden olan ondan yardım istedi. Hz. Mûsâ araya girip öbürüne bir yumruk vurdu; adam istemeden ölüverdi. Hz. Mûsâ hemen pişman oldu: “Rabbim, ben kendime zulmettim, beni bağışla.” Allah da onu bağışladı.

Bir süre sonra şehrin öbür ucundan koşarak gelen bir adam ona haber verdi: “Ey Mûsâ, ileri gelenler seni öldürmek için aralarında konuşuyorlar. Hemen buradan çık; ben senin iyiliğini isteyenlerdenim.” Hz. Mûsâ korku içinde yola çıktı ve dua etti: “Rabbim, beni zalimler topluluğundan kurtar.” Medyen'e doğru yöneldiğinde de, “Umarım Rabbim beni doğru yola iletir” dedi.

Yorgun ve yalnız bir hâlde Medyen'deki bir suyun başına vardı. Orada hayvanlarını sulayan kalabalık bir topluluk gördü. Biraz geride ise hayvanlarını sudan uzak tutan iki genç kız vardı. Onlara ne olduğunu sordu. Kızlar, “Çobanlar hayvanlarını sulayıp çekilmedikçe biz sulayamayız. Babamız da çok yaşlı bir ihtiyar” dediler.

Hz. Mûsâ hiçbir karşılık beklemeden onların hayvanlarını suladı. Sonra bir gölgeye çekildi ve Rabbine şöyle yalvardı: “Rabbim, bana indireceğin her hayra muhtacım.” Ne bir yurdu ne bir azığı vardı; ama ihtiyacını kime arz edeceğini çok iyi biliyordu.

Çok geçmeden kızlardan biri utana utana yürüyerek yanına geldi: “Babam, bizim için hayvanları sulamanın ücretini ödemek üzere seni çağırıyor.” Hz. Mûsâ yaşlı adamın yanına gidip başından geçenleri anlattı. Yaşlı adam, “Korkma, zalimler topluluğundan kurtuldun” dedi. Kur'an bu ihtiyarın adını vermez; müfessirlerin bir kısmı onun Hz. Şuayb olduğunu söylemiştir.

Kızlardan biri babasına, “Babacığım, onu ücretle tut. Çünkü ücretle tuttuğun en hayırlı kimse, güçlü ve güvenilir olandır” dedi. Yaşlı adam, sekiz yıl yanında çalışması karşılığında kızlarından birini Hz. Mûsâ ile evlendirmeyi teklif etti; on yıla tamamlarsa bunun kendi iyiliği olacağını söyledi. Hz. Mûsâ teklifi kabul etti ve “Söylediklerimize Allah vekildir” dedi. Bir gölgede edilen o kısa dua, ona yurt, iş ve aile olarak geri dönmüştü.

Hikayeden alınacak dersYardıma muhtaç olana karşılıksız el uzatan ve ihtiyacını Allah'a arz eden, beklemediği kapılardan rızka kavuşur.

Kaynak: Kur'an-ı Kerim, Kasas Suresi 14–28